İlk olarak şunu bilmelisinizki ben bu serinin çok önceden beri hayranıyım.İlk kitabını tesadüfen almış sonra da diğer kitapların biran önce çıkması için yayınevlerine neredeyse tehdit mesajları yollayacak kadar da çok sevmiştim.Daha sonraları bu serinin de film yapılacağı duyurulmuştu ama aksilikler yok senarist seçme yönetmen seçme en sonda oyuncu seçme derken kaç yıl bekledim.
“Bir kere okumayı öğrendiniz mi, artık sonsuza dek özgürsünüzdür.” —Frederick Douglass
21 Şubat 2014 Cuma
25 Ocak 2014 Cumartesi
G.A. Aiken : Ejderin Tutkusu
Hayatımı, kanatlarımı ve üstün güzelliğimi tehlikeye atarak, yalnızca sevdiklerim uğruna, bu acımasız Kuzey Ellerine girdim. Ama kıymetimi bildiler mi? Hayır. Yakışıklı Gwenvael, en iyimiz sensin, tüm ejderhaların en güzelisin dediler mi? Hayır! Ailem asırlardan beri, doğuştan gelen ihtişamım ve alçak gönüllülüğümü bir türlü kabullenemedi. Fakat ben onlar için, tabii bir de cesur ve gözü pek olduğum için, bu toprakların en kötü kâbuslarına göğüs gereceğim.
Bu yüzden şu anda bir anlaşma yapmak üzere Kuzeylilerin Canavar dedikleri kişiyi bekliyorum. Bu kişi o kadar korkulan bir yaratıktır ki, en büyük savaşçılar bile adını fısıldayarak söyler. Ama ben, Dayanılmaz ve Cesur Gwenvael, karşımdaki bu korkunç kadını… ne? Ahh… Şey, Canavar denen yaratık, yani Dagmar Reinholdt… bir kadın mı yani?
24 Ocak 2014 Cuma
Çekilişim Sonuçlandı!
Blogumun 1. Yılının doldurulmasının sevinci ile yaptığım çekiliş sonuçlandı!
Gönderdiğiniz alıntılar çok güzeldi.Bunun için hepinize çok teşekkür ederim.
Neyse lafı uzatmadan kazananı açıklıyorum.
18 Ocak 2014 Cumartesi
Samantha Young : Dublin Caddesi
TANITIM
Joss geçmişte yaşadığı acıları bir kutuya kilitleyip her şeyi unutmak için Amerikadan iskoçyaya yerleşmişti ve şimdi yeni bir ev arıyordu.
Bulduğu ev Dublin Caddesindeki havalı binalardan birindeydi.
Yolda bir adamla karşılaştı.
Takım elbiseli, bronz tenli, çıldırtıcı İskoç aksanlı, maço tavırlı, seksi bakışlı Bradenla.
Joss, Bradenın her zaman kolunda taşıdığı Barbşe kılıklı kızlardan biri değildi, olmaya da hiç niyeti yoktu.
Ama insan arzularına nereye kadar gem vurabilir?
Kalbiniz başka, beyniniz başka şey söylüyorsa, hangisinin sözünü dinlesiniz?
Etiketler:
DEX,
Kitap Yorumları,
new adult,
Samantha Young
Rupert Thomson : Mahremiyet Çıktı! (TANITIM)
1691 yılının Floransa’sı…
Rönesans daha gerçekleşmemiş, kentler büyük bir karanlık altında, herkes şüpheli, her şey yasak ve özgürlük ise ölümüne korkulan bir halde… Aydınlanma dönemi artık çok yakın ve toplumda bunun izlerini okumak mümkün olsa da, bilgi hâlâ en büyük güç ve sadece çok küçük bir zümrenin elinde…
Büyük suçlamalarla baş etmek zorunda kalan Geatano Zummo ise tüm bu karanlığın ortasında, kafasında aydınlanma fikirleri olan ama zor durumda kalan bir adam. Yirmi yaşındaki güzel kölesini önce serbest bırakmak, sonra da onu korumak adına hayatını ortaya koyan büyük bir kahraman… Kölesine duyduğu aşk, engizisyonun baskısı, siyasi çevrenin harareti, komplolar ve sonu gelmeyen entrikalar…
17. yüzyıl Fransa’sında geçen soluk kesen bir öykü, içinizi titretecek bir aşk hikâyesi, ayak oyunları, entrikalar ve ihanetlerle dolu bir çağın panoraması… Mahremiyet, adının aksine olmayan bir mahremiyeti ve bireysel dünyanın imkânsızlığını, aşkın karşı konulamaz halini ve cesaretin gücünü anlatıyor.
17 Ocak 2014 Cuma
Kerstin Gier : Zümrüt Yeşil / Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer 3
Bir kadın kalbi kırıldığında ne yapar?
En iyi arkadaşını arar, çikolata yer, belki haftalarca aşk acısı çeker.
Ancak zaman yolcusu Gwendolyn Shepherd, elinde olmayan nedenlerden dolayı enerjisini başka şeylere harcamak
zorundadır. Örneğin hayatta kalmak...
Çünkü geçmişte yaşayan Saint Germain Kontunun yaptıkları, geleceği tehlikeli bir şekilde etkilemeye başlamıştır.
Gwendolyn ve Gideon aşk acısına rağmen ipucu bulmak için 17. yüzyıldaki büyüleyici bir baloda menuet dansı yapmakla kalmayacak, kendilerini unutulmaz bir maceranın da içinde bulacaklardır...
En iyi arkadaşını arar, çikolata yer, belki haftalarca aşk acısı çeker.
Ancak zaman yolcusu Gwendolyn Shepherd, elinde olmayan nedenlerden dolayı enerjisini başka şeylere harcamak
zorundadır. Örneğin hayatta kalmak...
Çünkü geçmişte yaşayan Saint Germain Kontunun yaptıkları, geleceği tehlikeli bir şekilde etkilemeye başlamıştır.
Gwendolyn ve Gideon aşk acısına rağmen ipucu bulmak için 17. yüzyıldaki büyüleyici bir baloda menuet dansı yapmakla kalmayacak, kendilerini unutulmaz bir maceranın da içinde bulacaklardır...
14 Ocak 2014 Salı
2014 8. Ankara Kitap Fuarı'na Gittim de Ne Oldu Sanki?
Fuara cumartesi gittim.Artık herkes son güne bıraktığından mıdır nedir çok kalabalıktı.Pazar günü gidenleri düşünemiyorum bile.
Geçen seneden iyi olan tek tarafı sahafların da fuara katılmasıydı.Ama onlara da o kadar dar yerler verilmiş ki kitaplara bakıcam diye oksijen yetersizliğinden öleceğimi zannettim.Hatta bir sahaf yeri yok diye kitapları üst üste dizmişti fakat kitapların sırtı duvara dönük olduğundan hiçbirini okuyamadım.Neden böyle bir şey yapmış anlamadım doğrusu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


