14 Nisan 2013 Pazar

Ally Condie : Eşleşme


    

                                                                  
                                      TANITIM

    Toplumda, kimi seveceğine, nerede çalışacağına, ne zaman öleceğine görevliler karar verir.
Cassia, onların seçimlerine daima güvenmişti. Uzun bir hayata, harika bir işe, ideal bir eşe sahip olmak için neredeyse hiçbir bedel ödemek gerekmiyordu. Toplum, tüm bu seçimleri insanlar adına yapıyordu. Peki ya hayatlarımız gerçekten bize ait değilse? İşte Eşleşme, tam da bu soru üzerine odaklanıyor. O güne kadar yapay bir cam fanusun içinde yaşadığını fark eden Cassia, direnerek ve ancak kendi seçimleri ile özgürlüğün geleceğini fark ediyor. Eşleşme, bir uyanış romanı; bilinen yegâne hayat ile daha önce hiç kimsenin gitmeye cesaret edemediği bir yol arasında, yani mükemmeliyet ile tutku arasında.

                                                                                           


YORUMUM

 Okuduğum en farklı distopya romanlarından biri.Her sayfasında sizi düşünmeye itiyor ve acaba böyle bir geleceğe doğru mu gidiyoruz gibi sorular soruyorsunuz.
   Kitap maceradan maceraya koşan,asi düşüncelerle "toplum"un ilgisini çeken bir baş karakter barındırmıyor.Zaten eşleşmede bir yanlışlık yapılmasaydı Cassia'nın asi denebilecek davranışı geçin düşünceyi bile barındıracağını sanmıyorum.
      Cassia on yedi yaşına bastığında her gencin katıldığı eşleşme törenine katılıyor.Bu törende gençler evlenecekleri kişilerle tanışıyorlar.Cassia'da en yakın arkadaşı Xander ile eşleşiyor.Cassia bu olaya her ne kadar şaşırsada Xander'ı sevebileceğini düşünüyor.Çünkü kendisini bildi bileli onunla arkadaş ve birbirlerini çok iyi tanıyorlar.Yani hiç tanımadığı biriyle eşleştirilmekten  iyidir diye düşünüyor.Üstelik Xander öyle fena çocukta değil yani.Yakışıklı,yardımsever,altın kalpli bir çocuk.Daha ne olsun?
    Törenden sonra eve gidince Xander ile ilgili bilgilerin olduğu çipi açmaya karar veriyor.Başta Xander'ın yüzü gözüksede ekrandaki resim değişiyor ve yerine Ky'ın resmi geliyor.Resim bir-iki saniye kadar gözüksede Cassia'nın aklında bazı sorulara yol açıyor.Tabi hemen toplumdan bir görevli geliyor ve bir yanlışlık olduğunu,Ky'ın asla bir eşinin olamayacağını çünkü onun bir asi olduğunu söylüyor.Cassia bu açıklamayı kabullenmek istiyor ama kabullenemiyor.Sonunda Ky ve Cassia birbirine aşık oluyor ve olaylar baş gösteriyor.
       Hızlı hızlı okunacak bir kitap değil.Kitap bize aslında şuanda çok sıradan ve önemsiz gelen şeylerin gelecekte ne kadar değerli olabileceğini gösteriyor.Örneğin toplumun el yapımı eşyaları toplamaya geldiği sahne gerçekten çok üzücüydü.Bram'a hayran kaldım.Gelecekte ondan çok iyi asi olur benden söylemesi.Birde büyükbabasının öldüğü sahnede çok üzüldüm.Ayrıca Cassia şiiri yok ettiğinde ona kızmadan edemedim ama o da ne yapsın toplum o kağıdı bulsaydı başı belaya girerdi.
      Kısaca beni çok etkileyen bir kitaptı.Kesinlikle tavsiye ediyorum!

            
                                                                                                               İyi Okumalar!
  

12 Nisan 2013 Cuma

LIEBSTER AWARD

  


     Büyülü Ayraç beni Liebster Award'a aday göstermiş.Kendisine çok çok teşekkür ediyorum :D 

Hakkımdaki 11 Gerçek :

1-Çok kararsızımdır :)
2-Gezmeyi ve film izlemeyi seviyorum.(Tabi gezmekten kastım AVMler değil.)
3-Kitapları gerçekten çok seviyorum.Bir kitap hakkında günlerce konuşabilirim.
4-Gerçekten severek izlediğim filmlerin ve okuduğum kitapların etkisinden uzun bir süre çıkamıyorum.Örneğin yedi yaşındayken Peter Pan'ın filmini izledikten sonra bir hafta boyunca beni Neverland'e götürmesi için camımı açık bırakmıştım.Üstelik mevsimlerden kıştı :)

5 Nisan 2013 Cuma

Trinity FAEGEN : Mefisto

                                              

                                                TANITIM

 Sasha babasının katilini bulmak istiyor. Ancak bunun için ruhunu Eryx'e satması gerekecek. Bu sırada onu çok büyük bir tehlikeye atan bir sır açığa çıkıyor. Sasha bir Anabo, yani Havva'nın kızı --ve Eryx'in en büyük düşmanı.

Yeryüzüne çakılı kalmış, cehennemden gelen bir ölümsüz olan Jax ise Mefisto Akdinde kurtuluşu arıyor: ancak ve ancak bir Anabonun aşkı ruhunu huzura kavuşturacak. Binlerce yıl sonra nihayet aradığı kızı buluyor: Sasha.

Eryx tehdidi üzerindeyken, Jax, Sasha'yı kurtarıp onun
kalbini kazanabilecek mi? Sasha aşkına karşılık verip ölümlü hayatından vazgeçecek mi?

                                              YORUMUM
  
   Kitabı almak istiyordum ama bir türlü elim gitmedi.Herkes kitabı çok beğendiğini söylüyordu bende hemen alıcam diyerekten D&R'a bir koşu gidiyordum ama başka bir kitap alıp çıkıyordum.Ah ne kadar da aptalmışım.
   

CHERUB : Çaylak /Robert MUCHAMORE

                                              

                                                      TANITIM

Önceleri "bir patates çuvalı"dır James Adams, bir televizyon bağımlısı ve bilgisayar oyunları düşkünü… Annesinin ölümüyle yetim kalan James'in yaşamına birden CHERUB girer. Neredeyse "ümitsiz vaka" olan James, CHERUB tarafından seçilir, eğitilir ve becerikli bir "gizli istihbarat" ajanına dönüşür. James, sadece 12 yaşındadır; CHERUB'daki ajanların en büyükleri ise 17 yaşında!..
Peki, James ile ekip arkadaşları Kyle, Kerry, kızkardeşi Lauren ve diğer CHERUB ajanları, İngiliz tarihindeki en büyük terörist saldırısını önleyebilecekler mi?.. Nasıl?..

Sayıları 250den fazla… Hiçbiri, 17 yaşından büyük değil… Hepsi, CHERUB ajanı…

2 Nisan 2013 Salı

Allyssa Day : Atlantis'in Yükselişi

                                                    

  
                                               TANITIM

Yüzyıllar önce dünyanın en gelişmiş toplumu olan Atlantis'e neler oldu?

Atlantis'in prensi ve gelecekteki kralı Conlan, Deniz Tanrısı Poseidon'un çalınan en önemli silahı Tridenti bulmakla görevlendirilir. Bu silah kötü amaçla kullanıldığı takdirde tüm kıtayı yok edebilecek kadar tehlikelidir. 

Conlan, zorluklarla dolu bu mücadele sırasında kendini hiç beklenmedik bir durumun içinde bulur: bir ölümlüye beslediği yasak duygular ve arzular...

Karar anı gelmiştir: Conlan ruh eşi olduğuna inandığı ölümlünün mü yoksa büyük bir tehdit altında olan ve tüm umutlarını kendisine bağlayan Atlantis halkının mı yanında duracaktır?
Yasak aşk bu baskının üstesinden gelebilecek midir?

30 Mart 2013 Cumartesi

Gittim Gördüm : 7. Ankara Kitap Fuarı

                               


      ATO'dan sonra Ankara Kitap Fuarı çok büyük hayal kırıklığı yaşattı.Yer olarak zaten çok kötü bir seçim olmuş.Çok kasvetli bir havası vardı.Ortalık pazar yeri gibiydi.
     
    Diğer hayal kırıklığım ise yayınevlerinden oldu.Nerdeyse hiçbir yayınevi yoktu.Çoğunluk kitapeviydi.İndirimlere gelirsek genel olarak %20lik bir indirim vardı.5-10 TL'lik kitaplarda vardı ama onlarda klasikler ve popüler olmayan kitaplardı.Aslında kitap fuarlarının amacı insanların daha ucuza kitap almasıdır.Aynı zamanda yayınevlerinide tanımaya olanak sağlar.Belkide ben yanlış biliyorumdur.

       Bunca olumsuz olaya rağmen yinede birkaç kitap aldım :)



     Bu fuarın sevdiğim bir özelliği vardı.O da stantlardaki görevlilerdi.ATO'daki görevlilerden çok daha yardımseverdiler.Özellikle Kelime Yayınları'ndaki Gözde Gülcan Yıldız.Standa yaklaşır yaklaşmaz hemen benimle ilgilendi ve kendisinin sevdiği birkaç kitabı tanıtmaya başladı.O kadar sevecen ve samimi davrandı ki önerdiği bir kitabı alamadan edemedim.Umarım gelecek kitap fuarındaki bu şevki diğer stant görevlilerinde de görebiliriz.
     
    Bir de Tudem standındaki görevliye çok teşekkür ediyorum.Üç kitap aldım diye 5 TL gibi büyük bir indirim yaparak (!) bana büyük bir iyilik yapmış gibi davrandı.Bu iyiliğin altından nasıl kalkarım bilmiyorum!

    Ankaralıların daha iyi bir fuarı hakkettiğini düşünüyorum.Gelecek fuarlarda bu indirim konusunda bir şey yapmazlarsa fuara gitmektense internetten almayı tercih ederim.




28 Mart 2013 Perşembe

Neil Gaiman : Mezarlık Kitabı

                                          

                 "Bu mezarlıkta özgürüm ve istediğim yere gitmeye hakkım var."


                                                     TANITIM
    
    Arkadaşlarının Bod diye hitap ettiği Nobody Owens normal bir çocuktur.

Eğer bir mezarlıkta yaşamasaydı, hayaletler tarafından büyütülüp yetiştirilmeseydi ve yanında ne canlıların ne de ölülerin dünyasına ait olan sadık bir koruyucusu olmasaydı, Bod tamamıyla normal olurdu.

Bir çocuk için mezarlıkta tehlikeler ve maceralar vardır –tepenin altındaki çok yaşlı Çivit Renkli Adam, gulyabanilerin terk edilmiş şehrinin bulunduğu çöle açılan bir geçit, korkunç bir tehdit saçan tuhaf Bekçi...

Ama Bod mezarlıktan ayrılırsa, ailesini de öldürmüş olan Jack denen adamın saldırısına uğrayacaktır...