distopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
distopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2013 Cumartesi

Tahereh Mafi : Bana Dokunma

                                   TANITIM

Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı.

En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliettein dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte.

Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliettei bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir.

Juliette karar asamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi.

                                                                        

28 Temmuz 2013 Pazar

Veronica Roth : Uyumsuz

TANITIM

Beatrice Priorın Chicagosunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik. 

Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda. 

Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez. 

Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.







24 Haziran 2013 Pazartesi

Kiera Cass : Elit




Beni Seç kitabının devamı olan Elit'te bitti (Beni Seç yorumum için tık tık).
Kitabı okuduğuma o kadar pişman oldumki!Ben devamı için 2014 yılına kadar bekleyemem.Yazara çok kızgınım.Zaten o ve Jen sürekli kitabın sonlarını en merak uyandırıcı yerlerde bırakıp okuyuculara işkence etmeye bayılıyorlar.

7 Mayıs 2013 Salı

Bir İndirim Ganimeti : Evrenin Ötesi


   Kiler'de indirim olduğunu duymuş hatta görmüştüm ama pek ilgimi çeken kitaplar olmadığı için bu olayın üzerine fazla gitmemiştim.Ta kiii Evrenin Ötesi kitabını Kiler'den aldığını söyleyene kadar.Şahsen o kitabı çok merak ettiğim için bütün Kiler mağazalarını tek tek dolaşmaya karar verdim.Eee sonuçta Kitap Gezgini değil miyim? :D Vee kitabıma kavuştum.

5 Mayıs 2013 Pazar

Lesley Hauge : Hiçbir Erkeğin Olmadığı Yer


hiçbir erkeğin olmadığı yer ile ilgili görsel sonucu
                                                                      
                                                                     TANITIM

Ne yazık ki korkulan gerçekleşmiş, büyük bir felaketle birlikte, insanlığın yüzyıllar içinde oluşturduğu medeniyetten geriye çok az şey kalmıştı. İklimler değişmiş, doğal bitki örtüsü zarar görmüştü. Felaket sonrası doğan çocukların çoğu hastalıklıydı. Güvenli olmayan yeni karada hayat koşulları zordu.

Tüm bu yıkım ve felakete rağmen sadece kadınlardan oluşan bir topluluk, "Kurtarılmış Topraklar" dedikleri bir adada yeni bir hayat kurmuştu. Savaşçı ve güçlüydüler. Bu yeni düzende duygusallığa, arkadaşlığa, modaya ve kadınları geri bıraktığı düşünülen aşka yer yoktu. Özgürlüğün bir bedeli vardı. Geçmişin bedeli ödenmeli, toplum arındırılmalıydı.

14 Nisan 2013 Pazar

Ally Condie : Eşleşme


    

                                                                  
                                      TANITIM

    Toplumda, kimi seveceğine, nerede çalışacağına, ne zaman öleceğine görevliler karar verir.
Cassia, onların seçimlerine daima güvenmişti. Uzun bir hayata, harika bir işe, ideal bir eşe sahip olmak için neredeyse hiçbir bedel ödemek gerekmiyordu. Toplum, tüm bu seçimleri insanlar adına yapıyordu. Peki ya hayatlarımız gerçekten bize ait değilse? İşte Eşleşme, tam da bu soru üzerine odaklanıyor. O güne kadar yapay bir cam fanusun içinde yaşadığını fark eden Cassia, direnerek ve ancak kendi seçimleri ile özgürlüğün geleceğini fark ediyor. Eşleşme, bir uyanış romanı; bilinen yegâne hayat ile daha önce hiç kimsenin gitmeye cesaret edemediği bir yol arasında, yani mükemmeliyet ile tutku arasında.

                                                                                           


YORUMUM

 Okuduğum en farklı distopya romanlarından biri.Her sayfasında sizi düşünmeye itiyor ve acaba böyle bir geleceğe doğru mu gidiyoruz gibi sorular soruyorsunuz.
   Kitap maceradan maceraya koşan,asi düşüncelerle "toplum"un ilgisini çeken bir baş karakter barındırmıyor.Zaten eşleşmede bir yanlışlık yapılmasaydı Cassia'nın asi denebilecek davranışı geçin düşünceyi bile barındıracağını sanmıyorum.
      Cassia on yedi yaşına bastığında her gencin katıldığı eşleşme törenine katılıyor.Bu törende gençler evlenecekleri kişilerle tanışıyorlar.Cassia'da en yakın arkadaşı Xander ile eşleşiyor.Cassia bu olaya her ne kadar şaşırsada Xander'ı sevebileceğini düşünüyor.Çünkü kendisini bildi bileli onunla arkadaş ve birbirlerini çok iyi tanıyorlar.Yani hiç tanımadığı biriyle eşleştirilmekten  iyidir diye düşünüyor.Üstelik Xander öyle fena çocukta değil yani.Yakışıklı,yardımsever,altın kalpli bir çocuk.Daha ne olsun?
    Törenden sonra eve gidince Xander ile ilgili bilgilerin olduğu çipi açmaya karar veriyor.Başta Xander'ın yüzü gözüksede ekrandaki resim değişiyor ve yerine Ky'ın resmi geliyor.Resim bir-iki saniye kadar gözüksede Cassia'nın aklında bazı sorulara yol açıyor.Tabi hemen toplumdan bir görevli geliyor ve bir yanlışlık olduğunu,Ky'ın asla bir eşinin olamayacağını çünkü onun bir asi olduğunu söylüyor.Cassia bu açıklamayı kabullenmek istiyor ama kabullenemiyor.Sonunda Ky ve Cassia birbirine aşık oluyor ve olaylar baş gösteriyor.
       Hızlı hızlı okunacak bir kitap değil.Kitap bize aslında şuanda çok sıradan ve önemsiz gelen şeylerin gelecekte ne kadar değerli olabileceğini gösteriyor.Örneğin toplumun el yapımı eşyaları toplamaya geldiği sahne gerçekten çok üzücüydü.Bram'a hayran kaldım.Gelecekte ondan çok iyi asi olur benden söylemesi.Birde büyükbabasının öldüğü sahnede çok üzüldüm.Ayrıca Cassia şiiri yok ettiğinde ona kızmadan edemedim ama o da ne yapsın toplum o kağıdı bulsaydı başı belaya girerdi.
      Kısaca beni çok etkileyen bir kitaptı.Kesinlikle tavsiye ediyorum!

            
                                                                                                               İyi Okumalar!
  

11 Mart 2013 Pazartesi

Kiera Cass : The Selection/Beni Seç

              


  
     The Selection ya da türkçe adıyla Beni Seç ne güzel kitaptı öyle.Böyle özgün bir seri çok nadir rastlanır.O yüzden yazarın kıymetini bilelim. Üstelik grip olduğum bu son günlerde ilaçtan daha iyi geldi bana.

      Kitabı bu kadar geç okuduğum için hem pişmanım hem de çok mutluyum.Pişmanlığımı okuyan herkes anlamıştır ama neden mutluyum diye sorarsanız nedeni ikinci kitabı çıkmasını ilk çıktığı zaman okuyanlardan daha az beklemem derim :)

          Aslında kitabı hemen alıp okuyacaktım ama 299 sayfa olduğunu görünce cesaret edemedim.Herkes gibi kitap daha çıkmadan serinin hayranı olmuştum ve okumaya başlar başlamaz kitabı bitireceğimi biliyordum.Ama sonunda dayanamadım ve bir çırpıda bitirdim.

         Kitaptaki olaylara gelirsek...
        
         İlk bölümlerde Aspen'in tarafını tutuyordum.Bizim fakir ama gururlu Aspen'imiz.Ta ki America'yı saçma bir olay yüzünden terk edene kadar.
          
    Prens Maxon.Yakışıklı,kibar,mütevazi Maxon.America onunla ilk tanıştığında onu biraz ukala bir tip olarak görmüştüm.Daha sonraki olaylarda fikrim tabiki değişti.Anladığınız gibi America'nın Maxon'ı seçmesini dilerim.
            
        En gıcık kaptığım karakter Celeste.Özellikle röportaj gününde zorla America'yla kıyafetlerini değiştirmeye zorlaması beni çileden çıkardı! :) 

          Asiler olayı çok ilginçti.Özellikle ne aradıklarını (tabi bir şey arıyorlarsa) merak ediyorum.Bir de America'nın arkadaşı Marlee neden saraydan gitmek istemiyor?Asilerin casusu olabilir mi?İkinci kitapta umarım bunu öğrenebiliriz.

           Kitapta America'nın kapaktaki elbiseyi giymesini bekledim ama olmadı.Bunu söylüyorum çünkü daha okumayan varsa bu beklenti içinde okumasınlar.Bir de doğum günü partisinde keman çalması yerine şarkı söyleseydi daha iyi mi olurdu acaba?Neyse artık olan olmuş diyorum ve ikinci kitabı merakla bekliyorum.

              Kitabın dizisinin çekildiğini ve eğer pilot bölüm onayını alırsa sonbaharda izleyebileceğimizi söylemek istiyorum.Zaten bu kitabı anlatmak ancak diziyle olurdu.Filmi çekilseydi ne kadar sahnenin atlayarak çekileceğini düşünmek bile istemiyorum.


                                                                   İyi Okumalar!